TRANSPLANTASYON

Doku ve HLA tiplendirme

Bağışıklık sisteminin yabancı antijenleri tanıması ve savunma mekanizmasını devreye sokabilmesi için gerekli olan kompleksi kodlayan gen bölgesi Büyük Doku uyum Kompleksi (MHC) olarak adlandırılır. Bu yüksek polimorfik kompleks, insan vücudunda yer aldığında HLA (Human Leukocyte Antigen) ismini alır. Bu bölge, dokunun antijenleri ile ilgili bilgi vererek diğer dokularla olan uyumluluğunun tespit edilmesini sağlar.

HLA tiplendirme, özellikle kemik iliği nakli öncesi aday donörler ve hasta arasındaki uyumun kontrol edilmesini ve en uygun adayın belirlenmesini sağlar.

Yeni nesil dizileme ile yüksek çözünürlükte HLA tiplendirme yapmayı sağlayan AlloSeq Tx17 ve AlloSeq Tx8, hibrid yakalama teknolojisi kullanarak amplikon temelli uygulamanın sebep olabileceği karmaşık sonuçlardan kurtulmayı sağlar.

AlloSeq Tx17, toplamda 17 HLA lokusunu incelerken AlloSeq Tx8 6 HLA bölgesi inceleyip, kan grubu ve CCR5 Δ32 alel tespiti yapar.

AlloSeq Tx17

AlloSeq Tx8

Kadavradan nakil gibi hızlı sonuç alınması gereken durumlarda ise real time PCR kullanarak düşük-orta çözünürlükte HLA tiplendirmesi yapan Qtype, 1 saat içinde sonuç verir.

Kimerizm

Verici ve alıcının farklı olduğu (allojenik) kök hücre transplantasyonundan sonra yapılan, vericiye ait kemik iliği hücrelerinin alıcıda bulunmasını sağlayan tanı testidir. Bu analiz, vericinin kan hücrelerinin alıcının kan hücrelerine oranını sağlar, ideal koşullarda bu durum vericinin kan hücrelerinin %100’e yakın bir oranda hastanın hücrelerinin yerini almış olmasıdır.

AlloSeq HCT, STR (short tandem repeat) yöntemine kıyasla daha hassas bir kimerizm ölçümü yapar. Hasta ve donör DNA’sı, yeni nesil dizileme yöntemi ile 202 SNP(single nucleotide polymorphism) tarayarak tek bir testle birbirinden ayırt edilir ve bu iki kişiye ait DNA’nın kandaki oranı yazılım tarafından hesaplanır.

SOLİD ORGAN TRANSPLANTASYONU

cfDNA ile böbrek rejeksiyonu takibi

Böbrek nakli sonrası organ kabulünün takibi klasik yöntem olarak serum kreatinin, DSA gibi belirteçler ile izlenmektir. Ancak bu belirteç seviyelerindeki değişim gözlemlenmeye başladığında organ reddi ilerlemiştir ve biyopsi sonrası hızlı bir tedavinin başlaması gerekmektedir. cfDNA serum kreatinine göre daha önceden ve daha kesin verilerle rejeksiyon takibini sağlar.*

Yeni nesil dizileme teknolojisi ile bir çözüm sunan AlloSeq cfDNA, hastanın kanında dolaşan donör DNA (donor drived cell free DNA – (dd-cfDNA)) yüzdesini belirler. Böbrek rejeksiyonu ihtimali arttığında, organdan hasta kanına karışan donör DNA seviyesi artar. Bu ölçüm ile  yüksek hassasiyette ve diğer yöntemlere göre çok daha önce organ reddi takip edilebilir, tedaviye erken başlanabilir ya da gereksiz biyopsi önlenebilir.

Referans:

Roy D. Bloom, et al. Cell-Free DNA and Active Rejection in Kidney Allografts. J Am Soc Nephrol 28: 2221–2232, 2017

Sonraki

Detaylar için tıklayın.